Günümüz Tasarım Hali
TASARIM ADINA…..
Tasarım anlayışına yönelik, çevrede
doğru olan ya da olduğu düşünülen birçok fikir ve sonuç bulunmakta. Akabinde
kullanıcıların değer yargıları bu sonuçlara yönelik oluşuyor. Acaba bu konuda
ters bir şeyler mi yapıyoruz. Kullanıcıları yanlış mı yönlendiriyoruz. Onlara
daha doğru kullanım alanları yaratabilir miyiz?
Bu fikir üzerinden neler
söyleyebiliriz? Şu an ise günümüzde bu
konuda nasıl bir durumdayız ve bu duruma nasıl doğru bir şekilde katkıda
bulunuruz, bence biraz bundan bahsedelim.
İlk durum tespiti; işler biraz
karışık.
Dünyadaki en önemli bulaşıcı etkiye
sahip olgu; ‘’DÜŞÜNCE’’ dir bana göre. Fikir de diyebiliriz bir başka deyişle.
Herkesin Tasarım konusunda bir fikri var. Ancak bu fikir, doğru temellere
dayalı bir tecrübenin sonucuna ve doğru Tasarım İlkeleri’ ne bağlı
olmaktan uzak, kulaktan dolma bilgilerden mi ibaret? Çağımızın vazgeçilmezi
Sosyal medya ya yayılmış bir kavram kargaşası içindeyiz. Bu durum,
tasarımcıları özgün fikirlerden uzaklaştırarak, hazır edilmiş ve doğru tasarım
ilkelerine uyan, uymayan yapıtları taklit etmeye yönelik bir anlayışa
sürükledi. Keşke bütün fikirler doğru olabilse, ama böyle bir düzen olmasını
bekleyemeyiz elbette. Yanlış olsun ki doğruyu bulabilelim. Ya da beyaz olsun
ki, siyahı görelim. Burada bir durum çıkıyor ortaya. Bu kadar farklı biçim ya
da tasarım olgusu arasından doğruya nasıl ulaşacağız?
Basit bir kural var aslında,
Doğaya bakın;
Ağaçların rüzgara karşı sergilediği
davetkar davranışı hissedin.
Suyun yeryüzünde hangi şekillerde
aktığını görün.
Güneşin batışını ve bulutların
şekillerini fark edin.
Kusursuz olandan ilham alın.
Tasarlayacağınız sandalyenin daha
dengeli olması için gerekli olan gövdenin, yanından fark etmeden geçtiğiniz bir
ağacın dallarında olduğunu göreceksiniz.
Ya da kafanızda oluşan bir mekanın
kabuğunu kaplarken kullanmanız gereken malzemenin hemen evinizin arkasındaki
tepenin sırtındaki taş olduğunu göreceksiniz.
Ve bu biçimselliğe bir renk katın,
Tasarımın bize görünen ilk unsuru
olan Renk çok büyük bir etkiye sahiptir. Şekillerin renk ile olan
ilişkisi hakkında geniş bir perspektif var doğada;
*Sonsuzluğu ve özgürlüğü
hissettiğimiz bir deniz kenarında,
*Bizi dinlendiren ve huzur veren
ağaçların altında,
*Ruhumuzu ateşleyen güneşin rengi ya
da batışındaki kırmızı romantizm.
*Karanlıktaki sessiz ciddiyet ve kar
tanesindeki saflık.
Renkler tamamen dünyamızdaydı zaten.
Tasarımınızı nasıl şekillendirmek
veya nasıl bir ruha kavuşturmak isterseniz isteyin Doğa’nın dengesinden
uzaklaşmayın. Buna ulaştığınız an, mutluluk veren bir şeyler yaratmış
olacaksınız.
mehmetsavasdesign
